27 Mart 2025 tarihinde Ankara’da düzenlenen “İnsan Hakları Durum Tespiti Gelişmeleri Çerçevesinde Çocuk Hakları ve İş İlkelerinin ve Sorumlu İşletme Davranışının Desteklenmesi” başlıklı toplantı, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) ile UNICEF iş birliğinde gerçekleştirildi. Ankara’daki etkinlik, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirerek çocuk hakları ekseninde iş dünyasının sorumluluklarını masaya yatırdı.
Açılış Konuşmalarıyla Başladı
Toplantının açılış konuşmalarını UNICEF Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Program Yöneticisi Dilek Karagöz ve TESK AB ve Dış İlişkiler Müdür Yardımcısı Fuat Elvan gerçekleştirdi. Konuşmalarında, iş dünyasında insan hakları ve çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda kurumlar arası iş birliğinin önemi vurgulandı.
Avrupa Standartlarına Çocuk Hakları Perspektifiyle Bakış
UNICEF Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Program Yöneticisi Dilek Karagöz, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na çocuk hakları perspektifiyle yaklaşılması gerektiğinin altını çizdi. Karagöz, işletmelerin sürdürülebilirlik raporlarında çocuk hakları ile ilgili sorumluluklarını daha görünür kılmalarının önemine dikkat çekti.
İş Dünyasında İnsan Hakları Taahhütleri Derinleşiyor
Toplantının ilk oturumlarında, iş dünyasının insan haklarına yaklaşımı çok boyutlu olarak ele alındı. Minerva BHR TBT’den Çiğdem Çımrın, şirketlerin insan haklarına saygı gösterme sorumluluğunu Birleşmiş Milletler İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri çerçevesinde değerlendirdi. Çımrın, özellikle tedarik zincirlerinde çocuk işçiliği riski taşıyan alanlara dikkat çekerek, firmaların özgün politika taahhütleri oluşturması gerektiğini vurguladı.
UNDP ve UNICEF’ten Kurumsal Farkındalık Çağrısı
UNDP Türkiye’den Işıl Erdemli, özel sektörle yürütülen iş birliği çalışmalarını paylaşırken; kamu satın almalarının ve bağlamsal risk analizlerinin bu süreçteki önemine dikkat çekti. UNICEF Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Program Yöneticisi Dilek Karagöz ise Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na çocuk hakları perspektifinden yaklaşmanın gerekliliğini dile getirdi.
TESK ve UNICEF Saha Bulguları: 5400 İşletme Ziyaret Edildi
UNICEF ve TESK iş birliğinde yürütülen Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Programı kapsamında yapılan saha çalışmalarına dair veriler, Doç. Dr. Ahmet Yaman tarafından sunuldu. Türkiye genelinde 11 ilde 5400 işletmenin ziyaret edildiğini belirten Yaman, ustalık belgesi olmayan çalışanların oranına, cinsiyet ve uyruk dağılımlarına dair dikkat çeken veriler paylaştı.
İş Dünyasında İnsan Hakları ve Çocuk İşçiliği Konusu Ankara’da Masaya Yatırıldı
İş Dünyasında İnsan Hakları ve Çocuk İşçiliği Konusu Ankara’da Masaya Yatırıldı
Toplantıya konuşmacı olarak katılan Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (ESOB) Eğitim ve Proje Koordinatörü Gülbin Okur, sunumunda işletmelerin insan haklarına yönelik sorumluluklarını ve çocuk işçiliğiyle mücadele mekanizmalarını ele aldı. Okur, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) bu alanda daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, sahadan edinilen gözlemler ışığında çözüm önerilerini paylaştı.
Etkinlik kapsamında sunulan saha araştırma bulgularında, ziyaret edilen çok sayıda işletmede çocuk işçiliği vakalarına rastlandığı ve insan hakları standartlarına tam uyumun sağlanamadığı tespit edildi. Ayrıca işletmelerin önemli bir kısmında ustalık belgesi gibi yasal zorunluluğu olan belgelerden yoksun çalışanların istihdam edildiği ifade edildi.
Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları Sürüyor
Millî Eğitim Bakanlığı’ndan Osman Dolgunyürek, mesleki ve teknik eğitimdeki güncel gelişmeleri paylaşarak, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesinde çıraklık ve işbaşı eğitim programlarının rolünü aktardı. TESK Proje Koordinatörü Gülcan Eriş, programın genel amaç ve çıktıları üzerine yaptığı değerlendirmenin ardından, çocuk dostu işletmelerin oluşturulmasına yönelik hazırlanan Çocuk Hakları ve İş İlkeleri Rehberi’ni tanıttı.
Ortak Gelecek İçin Ortak Sorumluluk
Toplantının kapanış bölümünde, TESK ile gelecek dönemde yürütülebilecek faaliyetler katılımcılarla birlikte değerlendirildi. Kamusal ve özel paydaşlar, çocuk haklarının korunması ve insan haklarına saygılı iş yapış biçimlerinin yaygınlaştırılması konusunda iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği mesajında birleşti.
Bu toplantı, iş dünyasında sosyal sorumluluğun yalnızca gönüllü değil, aynı zamanda yasal bir yükümlülük haline geldiğine dikkat çekerek; çocuk işçiliğiyle mücadele, insan hakları uyumu ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.